Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Maden Suyu - Maden Suyunun Faydaları - Maden Suyu Sağlığa Zararlı mı ?

0 yorum
Maden Suyunun Sağlığa olan birçok faaydasını biliyormuydunuz işte maden suyunun sağlığımız açısından önemini gösteren faydaları >>

maden suyunun bilinmeyen faydaları neler? 

Araştırmalara göre, maden suyu sütten daha fazla kalsiyum desteği sağlıyor. İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Uluslararası Tıbbi Klimatoloji Birliği Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, son araştırmaların, yüksek düzeylerde kalsiyum ve magnezyum içeren maden sularının, yaşamsal vücut fonksiyonlarını olumlu yönde desteklediğini gösterdiğini söyledi. Prof. Karagülle, kadınlarda kemik sağlığı için süt yerine maden suyu tüketilmesini önerirken, hipertansiyonda önerilmeyen maden sularının artık güvenle tüketilebileceğini söyledi. 

ÖNEMLİ BİR KALSİYUM DESTEĞİ SAĞLIYOR 
Menopoz sonrası dönemde kadınlara kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi ve kalsiyum içeren suda eriyen ilaçlar yaygın olarak önerilir. Süt ve süt ürünleri yüksek kalori içermeleri yüzünden özellikle kilo sorunları olan kadınlarca pek tercih edilmez. Son yıllarda yapılan çalışmalar ise maden sularının önemli bir kalsiyum desteği olduğunu gösterdi. maden sularının süt kadar hatta biraz daha fazla yararlı kalsiyum desteği sağladığı ortaya çıktı diyen Prof. Karagülle, şöyle devam etti: 

Özelikle sodyum, kalsiyum veya magnezyum bikarbonatlı maden sularını günde 0.7-1 litre kadar düzenli içen kişilerde kalp ve damar işlevlerinin desteklendiği yönünde artık güçlü kanıtlar bulunuyor. 

HİPERTANSİYONU DÜŞÜRÜCÜ ETKİ 
Yakın zamanda yayımlanan bir çalışmada da sodyumdan zengin ve yüksek düzeyde bikarbonat içeren şişelenmiş maden sularının insanda hipertansiyonu gerilettiği yönünde sonuçlar ortaya kondu. Yeni çalışmalar eski bilgilerin aksine hipertansiyonu düşürücü etki gösterebileceğini kanıtladı.

En İyi Güneş Kremi , Kaliteli Güneş Krem Markaları

0 yorum
Arkadaşlar en iyi güney kremi valla bende bilmiyorum ama google'a araştırarak öğrenebilirsiniz..Benim vaktim olmuyor araştırmaya öğrenirseniz bir yorum uzağınızdayım :)

Grip Neden Olunur ? , Grip Nasıl Geçer

0 yorum
Grip arkadaşlar herkesin başından geçmiştir..Grip arkadaşlar ilaçlarla geçer ve bu ilaçları doktor tavsiyesinde alınmasını tavsiye ederiz şimdiden tüm gripli arkadaşlarımıza geçmiş olsunlarımızı iletiyoruz..

PawK-tr Ekibi !

Sivilceleri Önleyen Besinler-Yiyecekler Sivilcelere iyi Gelen Besin

0 yorum
Sağlıklı bir cilt yapısı için mutlaka mevcut beslenme şeklinin doğru bilgiye dayanarak değiştirilmesi ve bunun bir yaşam biçimi haline gelmesi gerektiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Ferin Batman’a göre, sıklıkla yenmesi gereken en önemli besinler şöyle:
Kırmızı üzüm, kızılcık, çilek, kiraz, mürdüm eriği gibi kırmızı meyvelerin hepsi, cilt için en iyi potansiyel antioksidan görevi yürütüyor.
Omega-3 yağ asitlerinden zengin balık, cildin elastikiyetini artırarak yaşlanmayı geciktiriyor. Aynı zamanda da cilt kalitesini artırıyor.
 
Domates ve domates suyu cilt sağlığı için çok önem taşıyor, çünkü çok güçlü bir antioksidan olan likopenin birincil kaynağı olarak biliniyor. Özellikle kuru cilt üzerinde oldukça etkili olduğu gösteriliyor.
 
Çok güçlü bir antioksidan içeriğe sahip olan siyah çikolata da ciltteki kan akışını düzenlemeye yardımcı oluyor.
En zengin antioksidan kaynağı olarak gösterilen yeşil çay, aknenin doğal tedavisinde kullanılıyor. Cildi sıkılaştırıcı etki gösteriyor.


Nar, yüksek antioksidan içeriği nedeniyle ’süper besin’ olarak adlandırılıyor. Nar ve nar suyu, genişlemiş damarların görünümlerini azaltarak cildin daha sağlıklı görünmesini sağlıyor.


Alpha-lipoic asit ve luteinden zengin olan ıspanak, bu iki güçlü antioksidan bileşeni sayesinde cildi yaşlanmaya karşı büyük oranda koruyor.


E ve C vitaminiyle yüklü bir tropikal meyve olan avokado ise içerdiği Omega-3′den zengin yağlarla, cilt için tüm kötü etkenlerle savaşıyor.


Balık ve balık yağı gibi ceviz de Omega-3′ün en güçlü kaynaklarından biri olduğundan gün içinde mutlaka tüketilmesi öneriliyor. Yağ asidi içeriği sayesinde cildin elastikiyetini artırarak yaşlanmayı geciktiriyor ve daha pürüzsüz bir cilde sahip olunmasını sağlıyor.


Bulunabilecek en iyi protein kaynağı olan yumurta, güzellik için çok önemli olan biotin ve B12 vitaminlerini içeriyor. Cilt sağlığı için çok önemli olan çinkodan daha zengin olarak gösteriliyor.


Ananas ise içerdiği bromelin nedeniyle cildin pul pul dökülmesini önlüyor. Bu madde, kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan kolajeni yeniliyor.”

Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir

0 yorum
Herkesin başından geçmiştir bir boğaz ağrısı..Klasik yanıt nane limon fakat burada nane Limonun iyi olması lazım limonun bir kere ezik,çürük olmaması lazım..

Deri nedir ? , Deri Bilgisi Nedir ? , Deri Çeşitleri

0 yorum

Merhabalar sevgili pawk-tr.blogspot.com kullanıcıları, bu yazımızda vücudumuzu saran ve dış etmenlere karşı organlarımızı koruyan derinin tıp dilinde tanımını ve derinin hangi çeşitleri olduğunu öğrenebilirsiniz…




Vücudumuzu örten deri, doku olarak iki tabakadan yapılmıştır, üst deriye epidermis,alt deriye erma denir Deri kan damar kılları, ter bezleri, yağ bezlerini ve her şeyden önce vücudu dış etkenlerden koruyan bir örtüdür. Derma tabakası ile altındaki derialtı tabakası (subcutis) su ve suda eriyen maddelerle vücudun karbonhidrat ve yağ deposudur. Yağ bezleri derinin kurumasını veya masere olmasını önlemeye yarar. Beden ısısının düzenlenmesinde (termore-gulasycn) terlemenin rolü çok büyüktür. Bu düzenlemeyi, derideki ter bezleri suyu dışarı atarak sağlar. Sıcakta ise damarların genişlemesi sonucu fazla terleme ile beti sn ısısı sabit tutulduğu gibi soğukta da damarların büzüşmesi ile ısı kaybı önlenir. Derinin duyu organı clarak da önemli görevleri vardır. Epidermisteki serbest sinir uçları ağı ile ağrı , temas, basınç, sıcak ve soğuk hislerinin alınmasını .sağlar. Deri, tabaka halinde dizilmiş ve alttan yüzeye doğru daima yenilenen epitel hücrelerinden meydana gelir. Deri, doğumdan ölüme kadar sürekli olarak kendini yenileyen bir organdır. Alttaki canlı hücre tabakası doğurucu tabaka (stratum gsrmina-tivum) derinin üst yüzüne doğru canlılığını kaybederek sertleşir ve cansız üst deri tabakasını (stratum corneum) meydana getirir. Tırnaklar parmak uçlarından derinin matriks denen kök kısmındanortalama 10 günde 1 mm. kadar büyüyen keratinleş-miş plaklardır.

Derinin rengini meydana getiren melanin denilen bir boya maddesidir. Melanin miktarı ve dağılımı her insanda farklıdır. Değişik ırklara göre kalıtıma bağlı olarak insanların rengini belirler.
Derideki değişiklikler iç hastalıklarına bağlı olarak meydana gelebildiği gibi çoğu kez dış etkiler, tahrişler, yaralanmalar sonucu oluşur.
deriDerinin iltihaplanmasına ve hastalanmasına genel olarak dermatid veya dermatoz denilmektedir. Deride meydana gelen hastalıklar, bu hastalık belirtilerinin yani lez-yonların karakterine ve uygulanan testlere dayanılarak yapılır. Böylece deri hastalıkları uzmanları tarafından çok çeşitli deri hastalığının teşhisi ve tedavisi mümkün olabilmektedir. Herkesin parmak izi, diğerininkinden tümüyle farklıdır. Suçluların saptanmasında ve kişilik teşhisinde parmak izlerinin bu özelliğinden yararlanılır. Parmaklar mürekkebe batırılıp bir kâğıda bastırılarak parmak izi alınabilir.

Kaç Yaşında Sünnet Olunmalı ? , Çocuk Kaç Yaşında Sünnet Edilmeli

0 yorum
Evet arkadaşlar herkes bu soruyu arıyor..Doktorumda çıkan bir doktordan duydum sizlerle paylaşayım dedim bazı insanlar hemen doğar doğmaz veya 2-3 yaşında sünnet ediyorlar bu sakıncalı arkadaşlar daha çocuk yeni yeni hayata atılırken o acıyı yaşamak psikolojisini bozabilir çocuk 6 ile 12 yaş arası sünnet edilmelidir 6 da en erken yani..

Beyni Genç Tutmanın 7 Yolu,Beyni Genç Tutmanın Formülü

0 yorum

Yıllar geçtikçe yaşınız ilerlese de beyninizi genç ve sağlıklı tutmak için bir şeyler yapabileceğinizi biliyor muydunuz?



Bilim adamları, beynin daha iyi çalışmasını ve dinç kalmasını sağlamanın yollarını araştırdılar.
Reader's Digest dergisinde yayınlanan habere göre, işte beyninizi genç tutan yaşlanma karşıtı öneriler:
1. Hareket edin: Beyninizi sağlıklı tutmak için egzersiz yapın. Uzmanlar, aerobik egzersizin yanında ağırlık çalışmasının da işe yarayacağını söylüyorlar. Çalışmalar ise en iyi sonucun her iki egzersiz tipinin birlikte uygulanmasıyla alınabileceğini gösteriyor.
Yaşlanırken, nöron diye adlandırılan beyin hücreleriniz kendi arasındaki bağlantıyı kaybediyorlar. Bu bağlantılar ya da sinapslar düşünmek için gereklidir. Bazı araştırmalar da, aerobik egzersizin bazı zihinsel hastalıkları önleyebildiğini gösteriyor. Hatta hafızanızı eski haline getirdiği iddia ediliyor.
2. Beyninizi besleyin: Beyninizin daha iyi çalışmasının diğer yolu midenizden geçiyor. Zararlı serbest radikalleri etkisiz hale getiren antioksidan içeren gıdalar yemenin beyniniz için iyi olabileceği belirtiliyor. Fasulye, tam tahıllar, fındık, ceviz ve baharatların yanında çok renkli meyve ve sebzeler antioksidanlarla doludur.
3. Beyninizi hızlandırın: Beyniniz 30 yaşında yavaşlamaya başlıyor. Beyninizin öğrenen bir makine olduğunu söyleyen araştırmacılar, beyninizi hızlandırmak için egzersiz yapmanız gerektiğini belirtiyorlar. Beyninizi genç ve esnek tutmak için San Francisco'daki California Üniversitesi'nden Michael M. Merzenich tarafından geliştirilen yazılımı satın alabilir ya da sizi meşgul edecek ve heyecanlandıracak yeni aktiviteler yapabilirsiniz. Örneğin, pinpon oynayabilir, bulmaca çözebilir, yada yeni bir dil öğrenebilirsiniz.
4. Sakin kalın: Travmatik stres beyin hücreleriniz için iyi değildir. Stres, öğrenme ve hafıza gibi bilişsel süreçleri bozabiliyor ve insan yaşamının kalitesini sınırlandırabiliyor. Fiziksel egzersiz genellikle büyük fayda sağlar. Egzersiz, sizi sakinleştirebilir.
5. Beyninizi dinlendirin: Zihinsel gücünüzü dinlendirmenin en uç örneği uyku olabilir. Harvard Tıp Okulu'ndan araştırmacılar, ilginç çözümleri olan insanların koşullarını incelediler. Matematik problemleri de içeren araştırmada, iyi bir uykuyla dinlenen kişilerin ertesi gün problemleri çözmede iki kat daha iyi oldukları belirlendi.
6. Biraz gülün: Mizah, beynin haberci dopamin kullanan parçalarını harekete geçiriyor. Gülmek, beyin için zevklidir ve hatta bağımlılık yapıcıdır. Peki, mizah sizi daha akıllı yapar mı? Bunu söylemek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini söyleyen uzmanlar, ilk sonuçların ümit verici olduğunu belirttiler.
7. Yaşla birlikte olgunlaşma: Bilim adamları, bilgeliğin nörolojik seviyede nasıl işlediğini anlamaya başlıyorlar. Yaşlandıkça, milyonlarca küçük sosyal senaryolar ve gerçekler kayıt ediliyor ve bunlara yardım için istediğiniz zaman başvurabiliyorsunuz. Yaşlı insanlar problemleri çözmede daha iyidir. Çünkü kullanabilecekleri zihinsel bilgileri genç insanlardan daha fazladır.

Göbek Kordonu Bebek Kaç Aylıkken Kesilir ? | Göbek Kordonu Ne Zaman Kesilir ?

0 yorum
Uzmanlar inanılanın aksine göbek kordonunun erken kesilmemesi gerektiğini söylüyor. Gerekçe “doğanın hediyelerini” ziyan etmemek.

Amerikalı uzmanlar, doğumdan hemen sonra anne ile bebeği birbirine bağlayan göbek kordonunun birkaç dakika daha geç penslenmesinin önemli yararlar sağlayacağını belirterek, halen yaygın olarak kullanılan zamanlamanın değiştirilmesi çağrısını yaptılar.
Güney Florida Üniversitesi’nden araştırmacılara göre kordonun penslenmesinin geciktirilmes hem bebeğe daha fazla kan aktarılmasını sağlıyor, hem de anemiyi (kırmızı kan hücrelerinin azlığı) önlüyor. Araştırmacılar ayrıca göbek kordonu kanında çok sayıda kök hücrenin de varlığına işaret ederek, geciktirilmiş penslemenin son derece yararlı bu hücrelerin azami sayıda bebeğe transferini sağlayacağına dikkat çekiyorlar.
Doğum sırasında plasenta ve göbek kordonu büzüşmeye başlayarak yeni doğan bebeğe kan pompalıyor. Kan basıncı dengelendiğinde kordondaki atımlar duruyor ve bebeğe kan aktarımı sona eriyor.

Ancak, batı tıbbında yaygın uygulama, doğumdan sonra 30-60 saniye arasında, transfer henüz tamamlanmadan kordonu penslemek. Florida araştırmacılarına göre bunun nedeni, gecikmenin zararlı etkiler doğuracağı yolundaki yanlış inanış. Son zamanlarda yaygınlaşan göbek kordonu saklama uygulamasının da erken penslemeyi teşvik ettiği, uzmanlarca belirtiliyor.
Göbek kordonundaki kök hücrelerin bebeğe geçmesinin önemini vurgulayan araştırmacılar, hala bazı yerlerde devam eden kadınların çömelerek doğum yapması sırasında yerçekiminin kök hücre transferine yardımcı olduğunu, modern tıptaysa bu hücrelerin en çok sayıda transferinin yolunun geç pensleme olacağını belirtiyorlar.
Göbek kordonundan elde edilen kök hücrelerin önemi, bunların pek çok başka hücreye dönüşebilme yeteneğine sahip olmaları.
Ayrıca penslemeyi geciktirmenin, kan pıhtılaştırıcı maddelerin tüm setinin bebeğe aktarılmasını sağlayacağının da altı çiziliyor.
Uzmanlar, özellikle erken doğumlarda kordon penslemenin 30 saniye geciktirilmesinin bile organ bozukluklarını önlediği, kalp karıncığı içindeki kanama olasılığını ve kan nakli gereksinimini azalttığı, özellikle düşük kilolu bebeklerde ortaya çıkabilen sepsis (kan dolaşım sistemi enfeksiyonu - kan zehirlenmesi) tehlikesini azalttığını vurguluyorlar.
 
Bu Blog Hilmi Mutlu - Mustafa Katırcıoğlu Projesidir..Bu bLogdan maLesef yazı çalamazsınız çünkü kod ekledim kusura bakmayın emeğe saygı :)